Sikilme Günlüğüm (4)

Sikilme Günlüğüm (4)

Sabah uyandığımda, dün gece uykuya daldığım ensadaki heyecanı halen içimde yaşıyordum. Bugün, benim için çok farklı bir gün olacaktı, bunu şimdiden hissedebiliyordum. Akşam Mike’ın geleceği saati iple çekiyordum adeta. Yatağımda bir o yana bir bu yana kıvrılıp keyif yaparken bir yandan da akşam yaşanabilecekler üzerinde kafamda kurgular yaratıyordum. Birden odamın kapısında Juli’nin sesini duydum:

“Tatlım, uyandın mı, içeri girebilir miyim?”

Juli’ye içeri girmesini söyledim. Aynen dün gece koltuğun üzerinde bıraktığım haliyle, tamamen çıplak bir vaziyette odamdan içeri girdi. Dün, nispeten alkollü bir haldeyken gördüğüm vücudu, şimdi dinç bir kafayla ve gün ışında görmekten etkilendim doğrusu. Juli’nin vücudu dün gecekinden çok daha güzel, seksi ve çekici gözüktü o anda gözüme. Yatak odamın penceresinde, aralık olan perdeyi aşıp içerdi dolan güneş ışığı Juli’nin vücudunun yuvarlak hatları üzerinde parlıyordu. Juli:

“Az önce Mike’ın telefonuyla uyandım. Bugün akşam olmadan, erkenden gelecekmiş. Eğer dün gece konuştuğumuz konu hakkında fikrini henüz değiştirmediysen, belki hazırlanmak istersin diye düşündüm. Bikaç saat içinde burda olur Mike” dedi.

Hayalini kurduğum an için akşamı beklemek zorunda olmayacağımı bilmek beni çok mutlu etti. Yüzümde istemsiz bir şekilde oluşan gülümsemeyle Juli’ye bakarak, hemen kalkıp hazırlnamaya başlayacağımı söyledim. Hem yüzümdeki ifadeden, hem de yataktan çok istekli ve hızlı bir şekilde kalkmam üzerine, dün gece konuşulanlar hakkında fikrimin değişmediğini yeterince açık bir şekilde belirtmiş oldum Juli’ye.

Banyoya girdiğimde, aynada kendimle karşılaştım. Gördüğüm yüz ifadesinde gülümsemekten ziyade, ağzımın kulaklarımda olduğunu farkettim. Bir an önce toparlanıp, hazırlanmam gerektiğinin farkındaydım. Götümün sikilebilme ihtimaline karşı, enema yapmalıydım. İçimin tamemen temizlendiğine emin oluktan sonra da duş almaya karar verdim. O esnada, henüz çok az tüylenmiş olan ama yine de bu akşam pürüzsüz bir şekilde parlak olmasını istediğim amımı traş etmeye karar verdim. Küvetin içinde, sıcak suyu biraz açtım, amımın etrafını ıslattıktan sonra, Mike’ın traş takımındaki köpükten bir miktar sürdüm. Jiletle, sakin ve dikkatli bir şekilde önce amımın üst tarafını, sonra da kenarlarını ve alt kısmını, tamamen pürüzsüz bir şekilde temizledim. İşim tamamlandığında, bir yandan kalan köpükleri temizliyor, bir yandan da akşam olacakları hayal etmeye çalışıyordum. Bir süre sonra, elimle kendimi yıkamak yerine, aslında elimi amımın üzerinde gezdiriyor olduğumu farkettim. Düşüncesi bile beni heyecanlandırıyordu. Küvetin içine iyice kayarak oturdum ve bacaklarımı açarak küvetin kenarlarına koydum. Elimdeki duş başlığını, akan su amımın üzerine gelecek şekilde tutuyor, diğer elimle de yumuşak hareketlerle amıma dokunuyordum. Amıma akan ılık suyun verdiği hissi, Mike’ın beni yaladığı andaki his olduğunu hayal ederek mastürbasyon yapmaya başladım. Parmaklarımı amımın üzerinde yukarı aşağı sürtmeye başladıktan bir süre sonra, her seferine iki parmağımı ıslak amımdan içeri sokup çıkartıyordum. Çok yavaş ve sakin bir şekilde buna devam ederken, çok zaman geçmeden boşalacağımın farkındaydım. Tam boşalmak üzereyken, parmaklarımı çekip sadece suyu hissetmek için duş başlığını iyice yaklaştırdım kendime ve bikaç saniye içinde boşalmaya başladım. Bacaklarımı küvetin kenarlarında tutamıyordum artık. Zangır zangır titriyorlardı. Bu şekilde akan suyun altında, küvetin içinde biraz bekledikten sonra yıkanmaya ve banyodan çıkmaya karar verdim.

Banyodan sonra saçlarımı kuruttum, odama gidip akşam için ne giyeceğime karar vermem gerekiyordu. Kıyafetlerimin üzerimde çok da uzun süre kalmayacağını biliyordum ama yine de Mike’a, beni soyunurken izlediğinde yaşayabileceği görsel bir şölen de hazırlamak istiyordum. Ben bu kararsızlık içinde dolabımın karşısında üstümde sadece bir havluyla dururken, kapım çaldı. Gelen Juli’ydi.

“Hazırlanmaya başlamışsın bile, ne giyeceğini mi düşünüyorsun?” dedi.

Ona, kendisinin ne giyeceğini, Mike’ın özellikle tercih edeceği bir giyim tarzının olup olmadığını sordum. Karşılığında aldığım cevap, beni şaşırttı:

“Mike’ın en sevdiği kıyafet, olmayan kıyafet. Ben, eğer senin için de bi sakıncası yoksa, Mike’ı tamamen çıplak karşılamayı düşünüyorum. Bence sen de öyle yapmalısın” dedi ve odadan çıktı.

Bu durumda benim de daha fazla düşünmeme gerek yok diyerek üstüme sadece bana biraz uzun gelen, yarım kollu beyaz bir t-shirt giydim. İçimde sütyen, altımda da iç çamaşırım yoktu. Odamdan dışarı çıktığımda, Juli’nin gerçekten de evde çırılçıplak dolandığını gördüm. Gayet normal bi şekilde, işlerini yapıyor, odasına giriyor çıkıyor, göğüslerini sallaya sallaya yürüyordu evin içinde.

Bi ara Juli’nin mutfaktan bana seslendiğini duydum:
“Kendime kahve yapıyorum, sen de ister misin?”
“Olur tabi, isterim” dedim. Elinde iki fincan kahveyle geldi ve yanıma oturdu. Bacaklarını bağdaş kurarak koltuğun üstüne çıktı. Dün gece gördüğüm göğüsler, yine tüm ihtişamıyla karşımda duruyorlardı. Bacaklarının arasından, amının üst kısmını da görebiliyordum. Onu gözlerimle süzdüğümü farkedince “sabret, Mike geldiğinde hepsi senin olucak” dedi.

Kahvelerimizden birer yudum aldık, konuşmaya başladı:

“Bugün için uzun süredir plan yapıyorduk. Senin de bu kadar ilgili olabileceğini hiç düşünmedik aslında. O yüzden sevindim doğrusunu istersen. Mike da seni çok istiyordu, söylediklerinden anlattıklarından bunu anlayabiliyordum. Senin de onu istediğine zaten şüphem yok. Bense, her ikinizi de istiyorum, bu durumda hepimiz için güzel bir gün bizim olacak sanırım” dedi ve güldü.

“Juli, aslına bakarsan ben hem çok şaşkınım hem de bi yandan böyle birşeyin yaşanması için gerçekten can atıyordum. Yani ne diyeceğimi inan bilmiyorum. Biraz tedirgin ve gerginim sanırım” dedim.
“Tedirgin olmanı gerektirecek hiçbişey yok. Birazdan Mike gelir. Bu konu ile ilgili hiçbirşey konuşmamıza gerek yok. Hepimiz ne istediğimizi biliyoruz. Akışına bırak ve herşey kendi kendine gelişsin” dedi ve tam o sırada kapı çaldı. Gelen Mike’dı.

O anda, kalp atışlarımın sesini neredeyse kulaklarımla duyuyor gibiydim. Çok heyecanlıydım. Öyle ki, heyecandan amım bile ıslanmıştı. Mike’ı karşılamak ve selam vermek için ağaya kalktığımda, oturduğum yerde amımın bıraktığı ıslaklığı gördüm koltuğun üzerinde.

“Merhaba kızlar, aşkım seni çok özledim” diyerek Juli’nin dudaklarına yapıştı Mike. Bikaç adım arkada onları izliyordum. Aslında 2-3 saniye sürmüştü öpüşmeleri ama benim için o an herşey ağır çekim gibiydi. Dakikalarca onları seyrediyormuşum gibi hissettim bir an. Uzun boyuyla Mike’ın Juli’nin yanında ne kadar iri göründüğünü, Juli’nin öpüşmek için ayak parmaklarının ucunda durmasına rağmen Mike’ın öne eğilerek onu öpmesi ve hemen ardından Juli’nin kalçasına kayan eli. O kocaman siyah el Juli’nin beyaz kalçasında ne kadar da çekici duruyordu ve daha da ötesi, sadece birkaç dakika sonra o eller benim vücudumun üzerinde de dolaşacaktı. Kalbim yerinden çıkacak gibiydi ve bir anda Mike’ın bana seslenmesiyle ağır çekim aniden sona erdi. İrkilerek, sadece “merhaba” diyebildim kısık bir sesle.

“Biz kahve içiyorduk, sen de ister misin” dedi Juli. Mike’ın da onay vermesiyle Juli mutfağa, Mike ise koltuklara doğru yöneldi. Yanımdan geçerken, yüzünde tatlı bir gülümseme vardı. “Sen de gelsene, neden bekliyorsun orda öyle” dedi. Yürüyerek Mike’ın oturduğu koltuğun yanındaki koltuğa yöneldim. Mike’ın gözleri benim üstümdeydi. Bütün vücudumu yukarıdan aşağıya süzdüğünü farkedebiliyordum. Yerime oturdum, ama ne diyeceğimi bilemediğim için sessizliğimi de bozamıyordum bir türlü.

“Hadi ama, bu kadar gergin olmana gerek yok” diyerek oturduğu yerden kalktı ve benim yanıma oturdu. Otururken bir elini bacağımın üstüne diğer elini de omuzumdan atarak koluma koymuştu. Yüzüne bakmak için kafamı çevirdiğim anda, dudaklarıma minik bir öpücük koydu. “Merak etme, çok eğleneceğiz” dedi. O an, üstümdeki bu tedirginliği ve çekingenliği atmak zorunda olduğumu hissettim. Ben de artık girişken ve en az onlar kadar rahat bir tavır sergilemeliyim diye düşündüm ve ona “hiç şüphem yok, en çok da sen eğleniceksin, bu güne kadar yaşamadığın şeyler yaşatıcam sana” dedim ve ben de Mike’ın dudaklarına minik ama ıslak bir öpücük kondurdum.

Bu cümle ağzımdan nasıl çıktı ben bile inanamadım aslında kendime. Neyime güvenerek bunu söyledim hiç bilmiyordum. O güne kadar muhtemelen hayatımda gördüğüm en büyük yaraklı adam karşımda duruyordu ve ben bu kadar iddialı sözler sarfediyordum. Söylediklerimin Mike’ın çok hoşuna gitmiş olduğu her halinden belliydi. O sırada Juli’de içeri geldi, kahve fincanını sehpanın üzerine koyarak, Mike’ın öbür tarafına da o oturdu. “Bakıyorum kaynaşmaya başlamışsınız bile” diyerek bir bacağını açarak Mike’ın bacağının üzerine koydu ve öpüşmeye başladılar.

Hemen yanı başımda gördüğüm bu sahneyi izleyerek kahvemden bir yudum aldım. Çok ateşli bir şekilde öpüşüyorlardu. Mike’ın dilinin Juli’nin ağzına nasıl girip çıktığını dahi görebiliyordum. Mike, Juli’nin omuzunun üstünden geçirdiği bir eliyle göğsünü okşarken, diğer elini de Juli’nin açık olan bacakları arasından, amına doğru götürdü. Hem öpüşüyorlardı hem de Mike Juli’nin amını parmaklıyordu. Çok kısa bi zaman sonra Juli inlemeye başlamıştı bile. O esnada Mike’ın orta parmağını Juli’nin amına soktuğunu gördüm. Kocaman ellerinin uzun parmakları vardı ve sadece orta parmağı bile, kalınlık olarak olmasa da uzunluk olarak ortalama bi yarak boyundaydı. Onları izlerken çok heyecanlanmış ve etkilenmiştim. Amımın sırılsıklam olduğunu hissedebiliyordum ama oturduğum yerden kalkmaya cesaretim bile yoktu. Muhtemelen oturduğum yerde amımın kocaman bir izi oluşmuştu bile.

Bir süre sonra Mike elini Juli’nin amından çekip benim bacağıma uzattı. Halen öpüşüyorlardı ve kafası bana dönük değildi ama eliyle bacağımı okşuyor, dizimle kasığım arasında hareket ettiriyordu elini. En yukarı kadar çıktığında, elinin kenarı amımın kenarına dokunacak gibi oluyordu ama hemen sonrasında tekrar aşağı indirerek okşamaye devam ediyordu. Bu şekilde bikaç defa daha devam ettikten sonra, birden kendimi oturduğum yerden biraz aşağıya doğru kaydırdım. Amacım, Mike’ın eli bacağımdan kasığıma doğru geldiğinde amıma temas etmesini sağlamaktı. Öyle de oldu zaten. Mike’ın elini ve parmaklarını t-shirt’ümün altından amımın üstünde hissediyordum. Çok yavaş hareketlerle amımın üstünde gezdiriyordu parmaklarını.

Juli, dudaklarını Mike’ın dudaklarından ayırdı ve hemen pantolonuna doğru uzandı. Kemerini açmaya çalıştığı esnada, ben de Mike’ın pantolonunda, bacağına doğru uzanan kabarıklığı farkettim. Gördüğüm şey gerçekten inanılmazdı. Kabarıklık, bacağı boyunca uzanıyor, neredeyse dizine gelmeden bir süre önce bitiyordu. Daha önce banyodan çıktığında kalkmamış haliyle gördüğüm bu yarak, sertleşmiş haliyle gerçekten kocamandı.

Juli’nin dudaklarından ayrılan Mike, bana dönerek öpmeye başladı. Hem dudaklarımı hem de boynumu, sakin ama iştahlı bir şekilde öpüyordu. Ben de göz ucumla Juli’yi takip ediyodum. Mike’ın kemerini ve düğmesini açmış, indirdiği fermuarının arasından elini içeri sokuyordu. Gördüğüm kabarıklığın o fermuar açıklığından dışarı çıkma ihtimali zaten yoktu. Bir süre Juli’nin eli, Mike’ın pantolonunun içinde, yarağının üzerinde gezindi. Birden Mike ani bir hareketle yerinden kıpırdanarak pantolonun biraz aşağı indirdi ve hemen ardından da Juli, içeride tuttuğu o muhteşem şeyi dışarı çıkardı…

Gördüğüm manzara inanılmazdı. Rengiyle, şekliyle, boyutuyla resmen büyülemişti beni. Boyu, en az odamdaki dildo kadardı, o kesin. Kalınlık olarak ise belki birazcık daha ince ama yine de kocaman görünüyordu gözüme. Gerçek bir yarak olarak, bu kadar büyüğünü canlı olarak ilk kez görüyordum. Rengi, vücuduna göre daha koyu renkliydi. Herhangi bir kıvrım veya kavis yoktu, dümdüz, adeta bir demir kazık gibi duruyordu. Alt kısımlarına doğru, pürüzsüz dokusunun üstünde damarları kabarmış bir şekilde görülebiliyordu. Sikinin başı, kısmen sünnetsiz derinin altındaydı ilk başta ama Juli elinin ilk hareketiyle, aşağıya doğru sıvazladığı anda başı da tamamen ortaya çıktı. Öne doğru uzanan, yağmur damlası şeklinde, ucunda hafif bir ıslaklıkla biraç santim önümde duruyordu hayalini kurduğum o ihtişamlı yarak.

Juli birden öne eğilerek Mike’ın sikini ağzına almaya başladı. Bir eliyle sikinin dibinden tutmuş, bir yandan da sadece başını ağzına alır bir şekilde yalıyordu. Bense bir yandan Mike’le deli gibi öpüşüyordum. Eliyle amıma daha rahat ulaşabilmesi için bacaklarımı iyice ayırdım. Mike öbür elini t-shirt’ümden içeri sokmuş göğüslerimle oynamaya, onları sıkmaya başlamıştı. Ben Mike’ın dudaklarımdan ayrıldığı her anı fırsat bilerek, kafamı yana eğip Juli’nin o muhteşem sikle neler yaptığına bakmaya çalışıyordum. Şimdi, sikin başından biraz daha fazlası Juli’nin ağzına girip çıkıyordu. Juli kafasını her yukarı kaldırdığında, ağzındaki ıslaklığın siki neresine kadar ıslattığını görebiliyordum.

Birden, Juli kafasını kaldırıp “aaahhh, biraz nefes almam lazım” diyerek kendini geriye attı koltuğun üstünde. Bu inanılmazdı, Mike’ın sikinin sadece çok az bir kısmını ağzına almış olmasına rağmen nefessiz kaldığını düşünüyordu. Oysa ben çok daha fazlasını, hatta zorlarsam tamamını bile alabilirdim o koca siki ağzıma. Deepthroath konusunda oldukça tecrübeliyim ve bundan hem kendim çok zevk alıyorum, hem de erkeklerin buna bayıldığını biliyorum. Bir sikin ağzımı aşıp, boğazımdan aşağıya kaydığını hissetmek beni çok tahrik ediyor. Juli’nin ise sadece bu muhteşem sikin sadece ilk bikaç santimini ağzına alabilmesine şaşırmıştım doğrusu. Eğer Mike, bugüne kadar Juli’nin yaptığı oral seksten memnun kalmışsa, birazdan benim ona yapacaklarım gerçekten aklını başından alabilirdi.

Ben üstümdeki t-shirt’ten artık sıkılmaya başlamıştım. Koltukta hafifçe doğrularak t-shirt’ümü çıkarttım ve koltuğun üstünde dizlerimin üstünde duruyordum. Göğüslerim Mike’ın kafasının hizasındaydı. Hiç vakit kaybetmeden onları yalamaya ve öpmeye başladı. Bir yandan da eli halen amımın üstündeydi ama henüz parmağını sokmaya yeltenmemişti. Sadece üstten okşayarak oynuyordu amımla. Juli, uzandığı koltuktan doğrularak Mike’ın sikini tuttu ve “tadına bakmak ister misin sen de” dedi bana. İşte nihayet sıra bana gelmişti ve tüm hünerimi gösterebilecektim şimdi.

Mike arkasına yaslandı. Mike’ın yanından, bulunduğum yerden öne doğru eğilerek Juli’nin elinin üstünden ben de tuttum sikini. Önce dilimle ufak ufak başının etrafını yaladım. “nasıl, güzel görünüyor di mi, bu kadar büyüğünü görmüş müydün daha önce” dedi Juli. “Harika görünüyor, bu kadar büyüğünü hiç görmedim daha önce. Peki sen benim gibi yalayan birini gördün mü acaba” diyerek ilk hamlede alabildiğim kadarını ağzımın içine aldım. Biraz ağzımın içindeki sikin üstünde dilimi biraz gezdirdikten sonra, yavaşça yukarı doğru kaldırdım kafamı ve sadece sikin başı dudaklarımın arasında kalacak şekilde durdum. O esnada Mike’dan derin bir inleme sesi geldi. Tekrar aşağıya indim ve ağzımın için tamamen dolana kadar aldım içime. Az öncesine kadar hiç sesi soluğu çıkmayan Mike, sikini her ağzıma alışımda bir kere daha inliyordu. Ben bu şekilde ağzımla Mike sikinin üstünde inip çıkarken, Juli’den koltuktan inip, Mike’ın pantolonunu ve boxer’ını tamamen çıkarıyordu.

Ben, ağzımla ıslattığım yarağın üstünde, her seferinde biraz daha derine inererek, orda biraz bekleyip yavaş bir şekilde yukarı çıkıyor, bu şekilde güzelce yalıyordum elimin altındaki bu muhteşem siki. Gerçekten o kadar büyüktü ki, bunu başından köküne kadar boğazıma alıp alamayacağım konusunda tereddüt ettim doğrusu. Juli, alt kısmını tamamen soyduğu Mike’ın bacaklarının arasında yere diz çöktü. Ben bir yandan Mike’ın sikini yavaş ve derin bir şekilde yalarken, o da Mike’ın taşaklarını yalamaya ve emmeye başladı. Mike’ın bu durumdan fazlasıyla hoşnut olduğu her halinden belli oluyordu. Ben de artık tempomu biraz arttırarak hem daha hızlı yalıyordum Mike’ı hem de bir yandan elimle de yukarı aşağı sıvazlıyordum sikinin dışarda kalan kısmını. Her seferinde biraz daha derine inmeye çalışıyordum. Şu ana kadar bile ağzıma alabildiğim kadarıyla Mike da Juli de şaşkındı.

Ağzımdaki tükürükle iyice ıslanmış olan yarak, boğazımdan daha rahat kayabilecek durumdaydı artık. Kendimi biraz zorlamanın vakti geldi diye düşündüm kendi kendime. Koltuktan aşağıya inerek, Juli’yle yer değiştirdim. Şimdi tam olarak Mike’ın karşısında, yerde dizlerimin üstünde duruyordum ve bu pozisyonda, karşımda duran bu kocaman siki gırtlağımın en derin noktasına kadar almaya kararlıydım. Sikin en dip kısmını tuttum ve başını ağzımın içine aldım. Derin bir nefes alıp, bir hamlede alabildiğim kadar derine sokmaya çalıştım yarağı ama gırtlağıma dayandığı anda durdu. Bir kez daha ve bir kez daha denedikten sonra, ağzımdan aşağıda akan salyalar tamamen kaplamıştı Mike’ın sikini. Derin bir nefes alıp tüm gücümle tekrar kafamı aşağıya bastırdığımda, o kilit notkasını bu sefer geçebilmiştim. Sikinin başı gırtlağımdan geçtikten sonra, ıslaklığında etkisiyle bir anda sikinin dibindeki elimle buluştu dudaklarım. Gerçekten bugüne kadar ağzıma aldığım en büyük yaraktı bu. Daha önce bu kadar derin bir deepthroath denemesini sadece dildolarımla yapmıştım. Gerçek bir sikle yapmanın tadı çok daha güzelmiş. Bi süre, hiç ağzımdan çıkarmadan, gırtlağımın içinde git-gel yaptım. Mike’ın inlemeleri artık bağırma boyutuna gelmiş hem hissettiği hem de gördüğü şey karşısında şaşkındı. Juli’de aynı şekilde gördüklerine inanamaz bir şekilde bana bakıyordu. Bu şekilde biraz devam ettikten sonra, sikinin dibini kavradığım elimi de çektim ve sikinin tamamını, boğazımın içine alabildim. Bu kadarı gerçekten çoktu benim için de ama yapabildiğim için de zevkten çıldıracak gibiydim. Ağzımın kenarlarından akan salya, çenemden aşağıya süzülüyordu. Mike’ın ise sikinin tamamı, taşaklarına kadar ağzımdan akan sularla sırılsıklam olmuştu. Bu kadar ıslak bir şekilde gırtlağımı siktirirken çıkan sesler ise benim daha çok hoşuma gidiyordu.

Juli, koltuğun üstünde ayağa kalktı, yüzü Mike’e dönük bir şekilde, Mike’ın suratına doğru alçaldı. Bu pozisyonda Mike onun amını yalamaya başlamıştı. Ben de tüm ilgi ve şefkatimle Mike’ın sikiyle gırtlağımı sikmeye devam ediyordum. Sonra, Mike’ın taşaklarını da ihmal etmemem gerekir diye düşündüm. Koca sikini ağzımdan çıkarım, sikinden aşağıya süzülen tükürüklerimle ıslanmış olan taşaklarına gömdüm yüzümü. Oldukça sarkık ve kocamandı taşakları. Önce dilimi üzerinde gezdirdikten sonra, teker teker taşaklarını ağzıma alıp emmeye başladım. Önce birini emiyor, çekiyor, dilimle oynuyordum sonra diğeriyle. Bu arada, iki elimle de sikini sıvazlamaya devam ediyordum.

Mike Juli’yi çok güzel yalıyor olmalıydı. Juli’nin bugüne kadar hep duvar arkasından duyduğum sesleri şimdi yanıbaşımda, kulağımda yankılanıyordu. Kafamı yukarı kaldırdım, Juli kendinden geçmiş bi halde, arkası bana dönük şekilde Mike’ın yüzünün üstünde oturuyordu. Dizlerimin üstünden doğruldum ve Mike’ın kucağına doğru tırmanarak Juli’nin götüne doğru yaklaştım arkasından. Mike Juli’nin amıyla ilgilenirken, ben de onun tertemiz ve daracık görünen göt deliğiyle ilgilenmeye karar verdim. Dilimi önce kalçalarında biraz gezdirdikten sonra, göt deliğini yalamaya başladım Juli’nin. Bu arada, henüz Mike’ın kucağına oturmadığım halde, siki bacaklarıma ve amıma değiyordu. O koca sikin üstüne oturmak ve onu içimde hissetmek için sabırsızlanıyordum doğrusu. Öte yandan, acele edip içinde bulunduğum anın hızlı geçmesini de istemiyordum. Her dakikayı, yoğun bir şekilde hissederek yaşamak istiyordum.

Juli’nin göt deliğini iyice yaladıktan sonra tek parmağımı içine sokabilir miyim diye düşünerek bir hamle yaptım ama gerçekten çok dardı. Onu şimdi daha iyi anlyorum, bu haldeyken Mike’a götünü siktirmesi gerçekten pek mümkün gözükmüyordu. Yine Juli’den bir itiraz gelmediği için, tekrar tekrar deniyordum. Bu arada, Mike da elini amımın üzerine uzatmış tek parmağını o da benim içime sokmaya başlamıştı. Parmağı adete bir sik gibi amımın içine girip çıkıyordu. Amımın ıslaklığı Mike’ın parmağını da sırılsıklam yapmıştı. Sonra ikinci parmağını da içime soktu. O an itibariyle, beni sikmeye hazırladığını anladım. Hemen altımda duran koca sik, biraz sonra amımdan içeri girecekti. Heyecandan bayılmak üzereydim.

Juli arkasını dönerek bana baktı, “hadi ne bekliyosun, hayal ettiğin sik hemen elinin altında duruyor, otursana üstüne” dedi. Hiç duraksamadan elimle Mike’ın sikini tuttum ve zaten sırılsıklam olan amımın üstüne yerleştirdim. Sonra yavaş yavaş kendimi o sikin üzerine aşağı bırakmaya başladım. Daha henüz sadece başı içime girdiği andan itibaren, o müthiş duyguyu hissetmeye başladım. Yavaş ve sakin bi şekilde, sikinin yarısı amıma girecek kadar oturdum ve bekledim. İçimdeki sıcaklığı hissetmek istiyordum. Yavaş yavaş yukarı aşağı inip çıkmaya başladım Mike’ın kucağında. Her inişimde biraz daha fazla bırakıyordum kendimi ve şimdiden amımın en derin noktalarında hissedebiliyordum onu. Gerçekten bu sik fazla büyüktü. Kontrol bende olmasına ve oldukçta yavaş hareketlerle girip çıkmasına rağmen, Mike’ın sikinin büyüklüğünü hissedebiliyordum. Mike’ın benim üstümde olup abanarak amımı siktiğini hayal ettiğimde ise, Juli’nin neden o kadar çığlık çığlığa sikildiğini daha iyi anlayabiliyordum şimdi.

Juli koltuktan aşağıya inerek benim arkama, Mike’ın dizlerinin arasına geçti tekrar. Ben Mike’un kucağında inip kalkarken, o da hem Mike’ın taşaklarını hem de benim götümü yalıyordu. Benim tempom gittikçe hızlanmaya başladı. Mike kocaman elleriyle belimden kavrayıp yukarı aşağı hareketlerime destek oluyor, bir yandan alttan o da hareket ederek tempoya ayak uyduruyordu. Mike’ın da hareketlenmesi ve her seferinden belimden tutarak aşağıya doğru bastırmasından dolayı, amımın gerçekten en dibine vurduğunu hissedebiliyordum o koca yarağın ve henüz tamamı girmemişti bile içime. Hissettiğim olağanüstü zevkin yanı sıra, içime her vuruşunda tatlı bir sızı da hissediyordum. Bu iki duygunun birleşimi muhteşemdi ve beni inletiyordu. Juli de bir yandan göt deliğimi iyice yalamış ve parmaklarıyla deliğimin üstünde oynamaya başlamıştı. Tek parmağını götümden içeri sokmak için hazırlanıyordu ve çok geçmeden bunu yaptı da. Diliyle ıslattığı deliğime rahat bir şekilde girdi parmağı. Sonra ikinci bir parmağını daha soktu vakit keybetmeden. Mike beni kucağına oturtmuş, kocaman sikiyle amımı sikerken, Juli de iki parmağıyla götümü sikiyordu ve ben boşalmaya çok yaklaşmıştım. Mike altımda gittikçe daha seri bir şeklide hareketlenmiş, çok uyumlu bir tempoda beni de yukarı aşağıya hareket ettirerek sikiyordu. Juli de hızlı hareketlerle parmaklarını sokup çıkartıyordu arkama ve benim daha fazla dayanacak halim kalmamıştı. Çok geçmeden, bacaklarım titremeye başladı ve kontrolsüz bir şekilde kasılmaya başladım. Mike’ın sikinin üstündeki ve göbeğindeki tüyler klitorisimi, içimdeki kocaman yarağı amımın en derin noktalarını ve Juli’nin parmakları da götümü aynı anda uyardığı için, yaşadığım orgazm da gerçekten çok yoğundu. Kendimi kaybetmiş gibi hissediyordum. Duyduğum sesler birbirine karışıyor, gözlerimi açsam bile etrafımı net göremiyor gibiydim. Saniyler sonra daha fazla dayanamadım ve Mike’ın göğsüne kafamı yaslayarak kendimi bıraktım.

Ben bu şekilde biraz soluklanırken, Juli parmaklarını içimden çıkardı ve “bundan sonrasına odamızda devam etmeye ne dersiniz” diyerek ayağa kalktı, odasına doğru yürümeye başladı. Mike’de kalçalarımdan tutarak, sikini amımdan çıkarmadan ayağa kalktı birden. Mike henüz boşalmamış olduğu için halen kazık gibi sertti. Ayağa kalktığında bacaklarımı onun beline doladım ve kollarımla da boynuna sarıldım. Her ne kadar Mike beni kalçalarımdan kavrayıp taşıyor olsa da, ayağa kalktığımızda vücudumun ağırlığıyla biraz daha aşağıya kaydım ve sikininin amımın en derin noktasına dayandığını hissedebiliyordum. Adeta sikinin üzerinde taşıyordu Mike beni ve o yürüdükçe, içimde hareket eden yarağının verdiği zevk tarifsizdi.

Juli odasına girer girmez yatağın üzerine yattı ve bacakları açık bir şekilde “ben de istiyorum artık, şimdi sıra bende” dedi. Mike, yatağın kenarında eğilerek beni Juli’nin yanına yatırdı ve sikini amımdan çıkardı. Amımın ıslaklığıyla sıvanmış siki, ıslaklığın etkisiyle parlıyordu. Bu ıslaklıktan gördüğüm kadarıyla, sikinin tamamı amıma girmemişti bile henüz ama ben fazlasıyla dolduğumu hissetmiştim.

Mike, yatağın ucunda ayakta duruyordu. Juli’nin ayak bileklerinden kavrayıp onu yatağın kenarında doğru çekti ve bacaklarını iki yana doğru açtı. Sikini Juli’nin amının üzerinde yukarı aşağı hareketlerle sürtüyor ve içine girmek için hazırlanıyordu ki, Juli elimden çekerek, “hadi, beni hazırlarsana Mike’ın siki için” dedi. Juli’nin üstüne 69 pozisyonunda çıktım ve amımı Juli’nin ağzına yapıştırdım. Benim karşımda ise Mike’ın ıslak yarağı ve Juli’nin pürüzsüz amı vardı. Juli beni yalamaya başlamıştı, ben de Mike’ın sikini ağzıma aldım. Az önce kendi amımdan çıkmış olan sikin üstünden, amımın tadını hissedebiliyordum. Bu beni daha da heyecanlandırdı ve büyük bir iştahla, yutmaya başladım Mike’ın sikini. O da elleriyle kafamdan tutmuş, kalçasını ileri geri hareket ettirerek sikinin boğazıma girmesine destek oluyordu, adeta ağzımı, gırtlağımı sikiyordu. Ağzımın kenarından taşan salyalarım çenemden aşağıya süzülerek Juli’nin amının üzerine akıyordu. Elimle Juli’nin amını iyice ıslatarak onu Mike’ın siki için hazırlıyordum.

Mike, iyice ıslanmış olan yarağını ağzımdan çıkardı. Onu kendi elimle Juli’nin amının öne getirdim. “Şimdi seni, istediğin ve sevdiğin şekilde sikmeye başlayacağım tatlım” dedi Mike ve bir hamlede, tüm gücüyle Juli’nin amına girdi. O sırada amımı yalamakla meşgul olan Juli, inanılmaz bir çığlık attı ama halinden de şikayetçi görünmüyordu. Mike, tüm gücüyle, sert bir şekilde Juli’yi sikmeye başladı. Daha önceden tanıdık gelen seslerdi bunlar benim için. Mike’ın Juli’nin vücuduna her vuruşunda çıkan sesleri ve Juli’nin çığlıklarını daha önce pekçok kez dinlemiştim. Şimdi tek fark, bu seslerin tam ortasında duruyordum, Juli altımda ve Mike’ın yarağı da tam karşımdaydı.

Mike Juli’ye karşı gerçekten acımasızdı. Tüm gücüyle ve gövdesinin ağırlığıyla abanarak sikiyordu Juli’yi. Hatta sikmekten öte, amını dağıtıyordu Juli’nin. Juli bir yandan bağırıyor, bir yandan de kendi sesini bastırmak için yüzünü, ağzını benim amıma gömüyordu. Benimse gördüğüm manzara müthişti. Mike, sikini nerdeyse başına kadar çıkartıyor, sonra tüm gücüyle en dibine kadar saplıyordu Juli’nin amına ve bunu çok hızlı bir tempoda yapıyordu. Ben de zaman zaman Juli’nin amını yalayabilmek için kafamı aşağıya eğiyordum ama Mike o kadar sert sikiyordu ki, bir türlü sabit bir şekilde yalayamıyordum Juli’yi. Her vuruşunda, tüm vücudu iler geri hareket ediyordu Juli’nin ve bende onun üstünde aynı şekilde sallanıyordum. Mike bu şekilde biraz daha devam ettikten sonra sikini Juli’nin amından çıkartıp benim azğıma verdi tekrar. Bu sefer, kendi am suyumdan farklı olarak Juli’nin amının suyunu tadıyordum. Mike, son birkaç dakikadır Juli’nin amını siktiği tempoda ağzımı sikmeye başladı ve işte o anda gerçekten boğuluyorum sandım. İki eliyle kafamdan tutarak, tüm gücüyle boğazıma sokuyordu yarağını. Her seferinde, büyük ve sarkık taşaklarının çeneme çarptığını hissedebiliyordum. Bir süre bu şekilde yüzümü siktikten sonra, yine Juli’yi sikmeye devam etti.

Oldukça uzun zamandır sikişiyorduk ama Mike’ın boşalmaya hiç niyeti yok gibiydi. Bir makina gibi sikiyordu ve hiç de yorulmuş görünmüyordu. Bir süre sonra, sikilme sırası yine bana gelmişti. Mike, ben tutup yatağın üzerinde domalttı. Bir yandan Juli’yi sikmeye devam ederken, arkama doğru eğilerek, amımı yalamaya başladı. Ben de yüzüm Juli’ye dönük bir şekilde, istemsizce Juli’nin dudaklarını yapıştım. Mike, amımı güzelce yaladıktan sonra, sikini Juli’den çıkartıp, aynı hızda benim amıma geçirdi. Bir anda nefesimin kesildiğini farkettim ve daha ne olduğunu bile anlayamadan, az önce aynı Juli’yi siktiği gibi şimdi de beni sikmeye, amımı dağıtmaya başladı Mike. Belimden tutup, her sokuşunda kendine doğru çekmeye çalışıyordu bense, her seferinde abanarak içime giren yaraktan biraz kaçmaya çalışırcasına kendimi öne atmak istiyordum ama Mike’ın kollarına karşı gelmem çok da mümkün olmuyordu. Az önce Juli’den yükselen çığlıklar, şimdi benden duyuluyordu ama aksi mümkün değildi zaten. O koca yarak, tüm gücüyle amımın parçalıyordu.

Her ne kadar amımın içine büyük dildolar sokmaya alışık olsamda, bu tempo ve bu şiddette sikilmek benim için bile sıradışıydı. Mike, hiç acımadan sikiyordu. Ben onun kucağındayken tamamını içime alamadığım siki, sanıyorum artık tamamen giriyordu içime. Mike belimi kavramış bir durumdayken, öne kaçamadığım için, dizlerimi yavaş yavaş indirirerek ondan uzaklaşmaya çalışıyordum. Bu sayede, Mike her abandığında sikinin bir kısmının dışarda kalabileceğini ümit ediyordum. Ama düşündüğüm şey tam tersine dönmeye başladı. Ben dizlerimi aşağıya doğru indirdikçe, bir süre sonra yatakta yüz üstü yatar hale geldim. Mike da bunu fırsat bilip, yatağın üzerine çıktı. Şimdi, tam arkamda, tüm vücudunun ağırlıyla üstüme abanır bir pozisyonda sikiyordu Mike beni ve kaçacak hiçbir yerim kalmamıştı. Juli ise yanımda uzanmış, bir yandan kendi amıyla oynayıp bir yandan da bizi izlemekten çok keyif alıyor gibi gözüküyordu.

Bi ara Juli yataktan kalktı ve Mike’ın arkasında geçti. O sırada öyle tahmin ediyorum ki, Mike’ın iri vücudunun altında, sadece iki yana ayrılmış bacaklarım görünüyordu Juli’nin gözüyle bakıldığında. Ne yaptığını göremiyordum ama, duyduğum seslerden, dolabının çekmesini açtığını ve orada bişeyler aradığını anlayabiliyordum. Çok geçmeden, elinde bir kayganlaştırıcı jel şişesiyle yatağa geri döndü. Gözlerimin içine bakarak:
“Mike’ın göt sikmeyi ne kadar çok arzuladığını ama benim bunu yapamadığımı biliyorsun. Senin bunu denemeye cesaretin var mı şimdi? Mike’ın sikini götünde hissetmek ister misin” dedi elinde tuttuğu şişeyi bana göstererek.
Daha ben cevap bile vermemiştim ve ne cevap vereceğimi de bilemiyordum. O koca yarağı götümde hissetmeyi tabi ki çok istiyordum ama Mike’ın her ikimizi de nasıl acımasızca siktiğini düşününce, bunun ne kadar iyi bir fikir olduğu konusunda da tereddüt ediyordum doğrusu. Ancak öyle sanıyorum ki, her ne karar verirsem vereyim ve fikrim ne olursa olsun, onlar kendi aralarında konuşup bunu önceden planlamışlardı sanırım. Mike, götümü sikecekti…

Mike, önce amımdan çıkardı sikini ve Juli’nin elindeki jel şişesini açtı. Önce kalçalarımın üzerine bolca döktü ve sonra da kendi eline bir miktar döküp sikini sıvazlamaya başladı. Juli’de elleriyle kalçama dökülen jeli sürmeye başladı. Göt deliğimin üzeri kaygan jelle kaplanmıştı. Ağzımdan tek kelime dahi çıkmıyordu. Yattığım yerden kafamı arkaya çevirerek, her ikisinin de nasıl bir keyifle götümü hazırladıklarını seyrediyordum. İkisi de, birazdan olacaklar için heyecanlı bir bekleyiş içindeydiler. Dakikalardır hayvan gibi bizi siken Mike, şu anda çok sakin ve yavaş hareket ediyordu. Daha önce hiçbir kadının götünü sikmişmiydi bilmiyorum ama en azından Juli’yi götten sikemediğini biliyordum. Bundan dolayı da biraz heyecanlıydı sanırım. Juli’nin parmaklarıyla deliğimi hazırlayışını keyifle seyrediyordu Mike, bir yandan da sikini sıvazlamaya devam ediyordu.

Juli, göt deliğimin artık hazır olduğunu söyleyerek biraz geri çekildi ve bizi izleyebileceği bir şekilde yatağa uzandı. Bir an yüzüne baktım Juli’nin ve göz göze geldiğimizde, onun da en az Mike kadar heyecanlı olduğunu ve Mike’ın götümü sikerken bizi izlemekten ne kadar keyif alacağını hissedebiliyordum. Ben pozisyonumu hiç değiştirmeden olacakları bekliyordum ki, Mike, sikini tutarak yavaş yavaş üstüme uzandı ve sikinin ucunu götümün deliğine yasladı. Küçük bir baskı uygulayarak, başını zaten iyice kayganlaşmış olan deliğimden içeri soktu. Götüm daha önce sikilmeye çok alışık olduğu için herhangi bir problem yoktu benim için de. Sonrasında, yavaş yavaş, santim santim içime kaymaya başladı. O an, hiç bitmeyecek gibi hissettim. İçim giriyor, giriyor ve girmeye devam ediyor gibiydi adeta. Ben, derin bir nefes aldığımda, sonunda Mike’ın siki de tam anlamıyla götüme girmişti. Juli, gözlerimin içine bakarak “hazır mısın” diye sordu. Azğımdan tek kelime bile çıkmıyordu, sadece Juli’nin yünüze bakıyordum. Juli Mike döndü ve kafasını yukarı aşağıya hareket ettirerek, “başlayabilirsin” der gibi onay verdi…

Dördüncü bölüm de burada son buluyor. Devamı gelicek. Takip edin 😉
BBC-Tiryakisi

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir